Medyada Yeralan Haberler Hakkında

24.03.2016

Şirketimiz'in Petrol Ofisi A.Ş. ("POAŞ")'de pay sahibi olduğu dönemde, 2001 - 2007 yılları arasında POAŞ'ın gerçekleştirdiği petrol ürünleri ithalatında usulsüzlük yapıldığına ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen İddianame'nin ("İddianame") ilgili Mahkeme tarafından kabul edildiği öğrenilmiştir.

İddianame incelendiğinde; bahse konu dönemde POAŞ Yönetim Kurulu'nda görev yapan bir kısmı eski, bir kısmı ise halen faal bazı üst düzey yöneticilerimiz hakkında "Kaçakçılık Kanunu'na muhalefet", "gümrük beyannamelerine eklenen faturalarda sahtecilik", "sahte belgeyi bu niteliğini bilerek kullanmak" ve "suç işlemek amacı ile örgüt kurma" suçlarının işlendiğinin iddia edildiği anlaşılmaktadır.

Menşeine bakılmaksızın, ister AB ister Rusya, Ukrayna gibi ülkelerden olsun, Türk Standartları'na uygun tüm akaryakıt ürünlerinin ithalinde gümrük vergisinin sıfır ("0") ve KDV'nin nihai tüketiciden tahsil edildiği gerçekleri göz ardı edilerek, İddianame 'de adı geçen 47 kişinin haksız gelir elde ettiği iddiası boşlukta kalmaktadır.

Gümrük vergisi olmayan bir ithalat işleminde vergi kaçakçılığından bahsetmek mümkün değildir. Akaryakıt ithaline ait tüm evraklar Gümrük İdaresi'nde mevcut olup, sıfır ("0") olan bir vergiyi değiştirmeye yönelik bir evrak tahrifatı da anlamsızdır.Yasalara uygun faaliyet gösteren POAŞ Yönetim Kurulu'nun bir suç örgütü olarak gösterilmesi mantıkla bağdaşır bir suçlama olamaz.

Ayrıca, Şirketimiz' in kurucusu ve Onursal Başkanı Aydın Doğan, hiçbir zaman POAŞ Yönetim Kurulu'nda yer almadığı halde İddianame'ye "örgüt lideri" olarak dahil edilmesi tamamen bir garabettir.

İddianame'de "eksik kıymet bildirimi" olarak hesaplanan tutar sadece 6,3 milyon ABD Doları olup, bahse konu dönemde gerçekleştirilen ithalat tutarının sadece binde 1'idir. Yine söz konusu eksik beyan olarak iddia edilen 6,3 milyon ABD Dolar için gümrükte ödenmesi gerektiği iddia edilen KDV tutarı ise 1,1 milyon ABD Doları civarındadır. POAŞ büyüklüğündeki bir şirkette, söz konusu tutarlar için iddia edilen suçların yine iddia edildiği gibi örgütlü bir şekilde işlenmesinde en ufak mantıklı bir sebep bulunmadığı gibi, İddaname'de böyle bir gerekçe de gösterilememektedir.

Diğer taraftan, İddianame 'de eksik kıymet bildirimi (matrah) ile eksik ödenen vergi kavramlarının birbirine karıştırıldığı, KDV matrahı olması gereken tutarın eksik ödenen gümrük vergisi tutarı gibi açıklanarak hataya düşüldüğü ilk bakışta fark edilmektedir. İddia konusu olan ithalat işlemlerinde belirttiğimiz gibi gümrük vergisi sıfır ("0")'dır. Bu nedenle gümrük vergileri açısından herhangi bir vergi kaybı oluşması da, vergi kaçırma kastından bahsedilmesi de mümkün değildir.

Eksik ödendiği iddia edilen KDV tutarından nasıl ve ne surette kazanç elde edilebileceğine ilişkin mantıklı hiçbir açıklamanın yer almadığı İddianame'nin bu yönden de temelsiz olduğu düşünülmektedir. POAŞ'ın yurtdışından yaptığı ithalat için eksik KDV ödemesi ve bu yolla haksız kazanç elde etmesi mümkün değildir. Çünkü KDV tanımı gereği son kullanıcı tarafından ödenen bir vergidir. POAŞ'ın ödediği nihai KDV de, bayilerine gerçekleştirdiği satışta oluşan KDV esas alınarak hesaplanır. Devlete ödenecek KDV'nin toplamı hiçbir şekilde değişmez.

POAŞ ve iştiraki Point şirketi akaryakıt ürünlerinin en uygun şartlarla temini ve Tüpraş'ın karşılayamadığı iç talebi karşılamak amacıyla faaliyet göstermiş ve konusunun uzmanı profesyonellerce yürütülen işlemlerde bulunmuştur. Bu işlemlerin tümü Gümrük Kanunu ve GATT Gümrük Kıymet Sözleşmesi hükümlerine uygun bir şekilde gerçekleştirilmiştir. Kaldı ki söz konusu ithalat işlemleri sektördeki diğer oyuncular tarafından da yapılan rutin bir uygulamadır.

Avrupa'nın önde gelen şirketlerinden ve Ülkemiz'in göz bebeği POAŞ'ın, bahse konu dönemde, ilgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından sürekli gözetim ve denetime tabi tutulduğu, anılan dönemde Sermaye Piyasası Kurulu ve Vergi İncelemeleri kapsamında düzenlenen Raporlar'da söz konusu işlemlerin incelendiği ve mevzuata aykırı bir hususun tespit edilmediği de mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.

Bu itibarla, İddianame'nin hukuki dayanaktan, mantık temelinden ve delilden yoksun olması sebebi ile geçmişte görev yapmış ve halen görev yapmakta üst düzey yöneticilerimiz hakkında açılan davada adil ve hukuki bir sonuca varılması için gereken her türlü hukuki tedbirin alınacağını, bu konuda Türk Yargısı'na güvenimizin tam olduğunu, bir kısım medyada servis edilen yanlış ve yanıltıcı haberlere itibar edilmemesi gerektiğini yatırımcılarımızın bilgilerine önemle sunarız.

Önceki Sonraki

Çekince
ÇEREZ AYARLARI

Bu web sitesi çerezler kullanır

Bu web sitesi kullanıcı deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanır. Web sitemizi kullanmak suretiyle tüm çerezlere Çerez Politikamız uyarınca onay vermiş olursunuz. Daha fazlasını oku.