Dr. Ragıp Nebil İlseven
Genel Koordinatör
Doğan Şirketler Grubu Holding A.Ş.

İş hayatınızda bu noktaya gelene kadar nasıl bir eğitim aldınız, nerelerde, hangi işlerle uğraştınız?
İş yaşantısındaki kariyerim boyunca stratejik planlama ve uygulamaya yönelik olarak pekçok farklı alanda görev yaptım. Bir yanda bu görevlerim benim ekonominin farklı alanlarındaki yatırım faaliyetleri ve işletmecilik uygulamaları konularında yerinde ve doğrudan çok değerli deneyimler edinmeme önemli katkıları olduğunu düşünüyorum. Öte yandan, bu farklı alanlarda yüklendiğim sorumluluklar, iş yaşamında etkin ve çözüme yönelik yaklaşımları hayata geçirme imkanlarını, bu kazanımlardan daha başka yeni yönelimler edinmemi sağladı. Özetle belirtmek gerekirse, iş yaşantısındaki deneyimlerimin; uluslararası stratejik araştırmalar, uluslararası taahhütlük hizmetleri, uluslararası bankacılık ve finans, basın sektöründe kurumsal finansman ve kurumsal yapılanma faaliyetleri, yatırım bankacılığı, bankacılık sektörü yeniden yapılandırma çalışmaları ve perakendecilik sektöründe proje geliştirme ve finansman alanlarında hem günlük faaliyetlerin sevk ve idaresi, hem de geleceğe yönelik stratejik yaklaşımların geliştirilmesi çalışmaları ile şekillendiğini görüyorum.
Sizin yönetiminizdeki Doğan Holding’i nerede göreceğiz?
Herşeyden önce şunu belirtmek gerekir ki, Doğan Şirketler Grubu gibi hem nitelik hem de nicelik olarak belli bir ölçeğin üstüne ulaşmış olan kurumların belli bir pozisyona gelen bir kişinin bireysel yönetimi ile yürütülmesi mümkün değildir. Bu anlayış esas olmak üzere, Holding’in önümüzdeki dönemde stratejik odaklarını açık olarak tanımlamış ve yanlızca ülke sınırları içinde değil, bölgesel olarak da faaliyet alanlarında söz sahibi olan bir yatırım kuruluşu olmasının önemli olduğunu; bu faaliyetlerde bana düşen profesyonel katkıyı gerçekleştirebilirsem bunun benim için de önemli bir hedef olduğunu söyleyebilirim.
Türkiye üzerine 2007 yılı beklentileri ışığında Doğan Holding’in stratejisi, planları nelerdir?
2007 yılı, Türkiye için hem ülke içinde hem de uluslararası arenada ve özellikle de yakın çevresinde kritik önemde gelişmeler yaşandığı bir dönem olarak gelişmekte. Aslında bu gelişmelerin hem uzantıları hem de sonuçları itibarı ile 2008-2009 döneminde de süreceğini beklemek çok yanlış olmayacaktır. Doğan Holding Grubu’nun bu kritik ve belirsizliklere açık dönemde geleneksel beceri alanlarındaki konumunu pekiştiren ve geliştiren yatırımlarla ileriye daha güvenle ve daha büyük bir iddia ile bakacak bir yaklaşım içinde olacağını düşünüyorum.
İş hayatının diğer dinamikleri gibi, gerekli liderlik özellikleri de değişmekte. Sizin liderlik anlayışınızı öğrenebilir miyiz?
Yaşamın her alanında olduğu gibi, iş alanında da sürdürülebilir bir faaliyet düzeyinin sağlanması için iki kritik unsurun gerçekleşmiş olması gerekiyor; bunlardan biri açıkça belirlenmiş hedeflerin varlığı; diğeri ise, mevcut imkan ve kaynakların bu hedefler doğrultusunda seferber edilebilmesi. Hiç ama hiçbir kurumsal başarının tek bir bireyin varlığına dayalı ve bağımlı olmadığını biliyoruz. Öyle ise kurumsal gelişmede lider’in yeri ve rolü nedir? Sürecin neresinde lider belirleyici hale gelir? Liderler olağan dönemlerin oyuncuları değillerdir. Çok az sayıda liderlik niteliğine sahip kişi, süreçlerin en sıkıştığı, belirsizliğin en yüksek düzeyde olduğu ve beklenmeyenin tanımlandığı dolayısı ile de daha önce öngörülmemiş olanın öngörü haline geldiği anlarda bu niteliği kazanırlar ve öne çıkarlar. Dolayısı ile liderler kesitlerde ortaya çıkar ve bir sonraki sürecin yönü ve içeriğini belirlerler... süreçler ise kadrolar tarafından yürütülür ve gerçekleştirilir. Genel hatları ile benim liderlik anlayışımın çerçevesini bu yaklaşım oluşturmaktadır.
Yatırımcılara bir mesajınız var mı?
Yarım da olsa verilmiş bir karar, kararsızlıklar içinde düşünceden düşünceye gidip gelmekten her zaman daha doğru sonuçlar doğuracak bir yaklaşımdır. Pozisyon almak kararı, ki bu pozisyon pozisyon almama yönünde de olabilir, önemlidir.
Türk iş dünyasını toplumsal konulara duyarlı buluyor musunuz? Sivil Toplum Kuruluşlarında aktif olarak yer alıyor musunuz?
Bu konudaki gelişmelerin, iletişim teknolojilerindeki yaygınlık ve iş dünyamızdaki iş sahibi ve karar verici düzeyindeki yöneticilerin aldıkları eğitimin de etkisi sergiledikleri daha duyarlı ve bilinçli yaklaşımlara dayalı olarak her geçen daha olumlu yönde ilerlemekte olduğunu görüyoruz. Bizler de hem mesleki ve akademik konularda, hem de toplumsal duyarlılık alanlarında sivil toplum örgütlenmeleri içinde bu kuruluşların çalışmalarına katkıda bulunmaya çalışıyoruz.
Geçtiğimiz sene doktoranızı tamamladınız. Öğretim üyeliği yapıyorsunuz. Akademik dünya ile yakın ilişkiler sürdüren bir işadamı olarak, öğrencilere kendilerini işdünyasına hazırlarken neler önerirsiniz?
Yeni fikirlere açık olmak yanında, kendi doğruları konusunda kararlı ve cesur olmaları; bunun için de mümkün olduğu kadar bilgi edinmeleri, okumalarını ve mutlaka ortak ilgi alanlarındaki kişilerle tartışmalarını.
Nebil İlseven işten arta kalan zamanını nasıl değerlendirir? İlgi alanlarınızı öğrenebilir miyiz?
Eskiden spor ve müzik işten kalan zamanımı geçirmek için sığındığımız alanlardı; bu aralar bu konulara eskisi kadar zaman ayıramıyoruz. Değişmeyen diğer faaliyetler seyahat etmek, okumak, dostlarla bazen gereğinden fazla uzayan ama hiç yetmeyen sohbetlere dalmak...
|